ELİMDE KALANLAR       10 Mayıs 2025 / Cumartesi

 

ELİMDE KALANLAR       10 Mayıs 2025 / Cumartesi

Romanımdan birkaç bölüm paragraflar yazdım. Beğenmedim. Yenilgiyi kabul ettim; yazamayacağım. Arkadaşımla konuştum, okuyup değerlendirme yaptı. Bir roman hemen yazılmıyor ki, yazarın yıllarını alıyor, dedi. Evet doğru. Ama çok yerleri açılacak, bölümler öykü tarzında yazılacak. İronik olmasını istiyorum ama başaramıyorum. Yine de bu akşamki okumalarımdan sonra yazacağım inancına kapıldım. Bana farkındalık sağlıyor. Yazmak için yaşamak istiyorum. Marquez onu kitabına Anlatmak için Yaşamak adını vermiş.  Oktay Akbal da Yazmak Yaşamak adını koymuş denemelerine. Okumadan yazamayanlardanım.

Don Kişot için de karaladım birkaç şey. Kitap okudum, kendimi kaptırdım neredeyse bitecek. Bitmesin isterdim. Yine okurluk üzerine. Yazarın diğer kitabını da sipariş verdim. O da okurlar üzerine yazılmış. Deneme ve röportaj yazıları. Birçok yeni yazarı okuma listeme aldım. Arjantin edebiyatından; diktatörün karşısında bir duruş kurguluyorlar.

Doğum gününü kutladım genç okuyucunun. O bir kitap kurdu. Okur yolculuğumuzdan konuştuk. Bana bayağı ilerlediğimi söyledi. Atölyelere devam ediyorum, dedim. Ben de istiyorum, dedi. Dersleri yoğun, olanaksız. Don Kişot’u okumalısın, çok gülüyorum okurken ama bunu söylemekten de utanıyorum. Çünkü kahramanımız sürekli dayak yiyor ve ben buna gülüyorum. Yenilmeyi seven bir şövalye, umudunu ölümüne kadar yitirmeyen. Aslında kazandığı da oluyor ama onlar da güldürüyor. O bir kitap kurdu. Kitaplardan çıkamayan bir karakter. Yapı Kredi Yayınlarından almasını söyledim. Neden diye sordu. Çünkü çeviri çok önemli.

Hepimiz birer karakteriz, hikâyelerimiz var. Yaşlılığa kadar yenilsek de umudumuzu kaybetmiyoruz. Sonra kader diyoruz yenilgilerimize. Yanlış yerden bakıyormuşuz. Yenilgimiz bize dikte ettirilmeye çalışan iktidarın kendi varlığını sürdürmek için kurguladığı hikâyelere karşı. Şimdi ne yapmalı? Bilmiyorum. Kendi hikâyemi kendim yazmalıyım. Kader, öğretilmiş daha doğrusu kazandırılmış çaresizliğin hikâyesi.

Bu gece, bir başka dünyanın mümkün olduğuna yeniden inandım, umut doğdu içime. Eğitim ve iyi edebiyat şart. Madam Bovary kitaplardaki romantik aşkların peşinden giden bir  Donkişottu.  Ben kendi okumalarımdan süzdüğüm yazdığım hikâyelerimin Donkişotuyum. Peşinden gidilebilecek nice iyi edebiyatlara… Herkes yazsa keşke.

Herkes yazsa yollarında nelerle karşılaşacaklarını yazmak isterdim. Belki bir başka geceye. Kurgu dışı okumak insanı zenginleştirir, ufkunu açar. Yaşadıklarını anlamlandırır. Bakmak, görmek ve konuşmaktır yazmak.

Vejetaryen adlı romanı bu akşam konuşacağız. Daha doğrusu Gülkız Turan’ın çözümlemesini ve değerlendirmesini dinleyeceğiz. 30 Nisan 2025 günlüğümde yazmışım okur yolculuğumu.

*Okuduğum kitaplardan biri Kurmaca ve Eleştiri, Ricardo Piglia. Delidolu Yayınları.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*