YAŞAR KEMAL GÜNLÜKLERİ 20 Temmuz 2026 / Pazartesi
Ne zaman başım sıkışsa mavi kelebekler uçar gözlerimin önünden. Bir hüyüğün üzerindeki kurumuş yalnız kökleri kalmış bir nar ağacının etrafında uçan mavi kelebekler ve onları izleyen üç insan. Geride duran Çocuk Memed’i de görürüm. Mavi kelebek bir umut olmaktan çok bir öykü olur kafamda. Öykü, derim ama o öyküyü kuramam. Bu gece de öyle oldu. Gözlerimin önünde uçtu uçtu… Belki ben hep bunu yapıyorum. Bir hayale çeviriyorum başımı, kalemimi. Yüreğim pır pır atıyor. Bu sahnenin öyküsünü bir gün yazabilirim umarım. Buradaki öykü üç katmanlı; hüyük, nar ağacı ve mavi kelebek; hüyük uzun yıllar öncesini, nar ağacı geçmişi, mavi kelebek şimdiyi… Bunlara oradaki dört insanı da düşünürsem, geleceği de eklemiş olurum. Zaten Yaşar Kemal de geleceği kaleme almış ve çocuk Memed, büyümüş de İnce Memed olmuş.
Yaşar Kemal’in yazdığı romanın o kısacık anın ya da on on beş dakika süren zamanın diyeyim, yüzyılları içine aldığını düşünürüm. Güçlü bir sahne. Başka öykülere, romanlara kapı aralıyor. Benim en çok düşünmek, hayal kurmak istediğim geçmişle şimdinin kurgusu. Her çağ, kapanırken şimdisini gömüyor ve üzerine yenisini inşa ediyor. Yeniyi inşa ederken ölülere olan saygılarından dolayı mezar-hüyük başlarına ağaç dikiyorlar. Buradaki nar ağacı da birlik, bereketi temsil ediyor. Buraya gelen insanlar adaklar adayıp dualar edip dilekler tutuyor. Bir çağ kapanıyor, nar ağacı da kuruyor. Mavi kelebekler geliyor. Bir mevsimlik hayatlarında insanlara umut olabiliyor. Onu ancak darda kalan, umut arayan gözler, yürekler görebilir. Yaşar Kemal de görmüş ve yazmış. Bir çağ kapanmış İnce Memed’in büyümesiyle ve bir efsane doğmuş.
Antik kentte insanların yaşamları üzerine bilgiler edinmeye çalışılıyor. Buluntular yaşamlarını yansıyor. Çömlekler, kandiller, cam ocakları, tiyatroları… Acaba bugünün insanlarını yüzyıllar sonra kullandıkları hangi nesnelerle anlamaya çalışacaklar? Kâğıtlar eriyip yok olacak. Elektriği henüz icat etmemiş olacaklar. Sahi silahlar binyıllarca toprak altında kalabilir. Ne düşünürler o silahları bulunca? Barbarlar, değil mi? Toplu mezarlar… Kıtalar değişecek, doğadaki canlılar insansız özgürleşecek. Çok karamsar oldu; yüreğimi pırpırlayacak bir şeyler hayal etmeliyim.
Mavi kanatlı kelebek var ya, işte o kelebek her çağdaki çocukların ilgisini çekecek. Şimdinin kanlı yüzü… Hayır böyle bitmeyecek elbette. Yazı bu gece, şimdi bu mavi kelebek düşüyle bitiyor. Bitti.





Bir yanıt bırakın