Giriş > Genel > GÜNLÜKLER – 10 Ocak 2020/Cuma

GÜNLÜKLER – 10 Ocak 2020/Cuma

GÜNLÜKLER 10 Ocak 2020/Cuma

Konuşamadıklarımız…

Tiyatro oyununda küfürler karşısında gülme sesleri yükseldi salonda. Oyun bittiğinde ayrılırken oradan keşke gelmeseydim dedim. Orospu çocuğu gibi görünen iyi insan değil, iyi insan gibi görünen orospu çocuğu arıyorlardı. İşe alınıp alınmadığına seyirci karar verecek. Oradan ayrılırken her şekilde benim de küfür yediğimi düşündüm.

Türkçeye çevrilmiş ikinci kitabını da okuduktan sonra aşık oldum, dedim. Tanımam kendisini, tanımak da istemem. Sadece bir yol gösterici, yola eşlik eden biriydi. İlk yazdığı kitabın çevirisini okuduktan sonra…

Ağladım. Sonra yine ağladım. Ve yine ağladım. Ağlasaydım daha iyiydi. Ağlamadım.

Kadının cinselliği üzerinden küfür etmişti. Neden? Neden ama? O adama amcık suratlı demek yerine suratına sç desen daha iyi olmaz mıydı? Neden kadınlar üzerinden yapıyorsun? Adamın suratını şey etmek için mi?

Sonra yine aşık oldum. Okudum okudum. Defalarca okumam gerekecek. Bu ilişki biraz uzun sürecek. Sonra başka bir aşk… Okudum, okudum ve defalarca okunacak. Yol arkadaşlarım. Haydi bir adım daha diyorlar. Gözden kaybediyor sonra yine bulur gibi oluyorum.

*

“Eve girer girmez yemek hazır mı diye sordu. Ben de ona…”

Öyle uzun anlattı ki sessizce dinledim. Sonunda bitmiş olmalıydı ki sustu.

“Yalnızca savunmanızı anlattınız. Onun söylediği sözler daha önemli değil mi sizce de?” diye sordum.

“Yıllardır aynı şey…”

“Sorun da bu zaten. Yıllardır biriktirdiklerimizi bir günde anlatıp bitiriyoruz. Hayır, savunma istemiyorum artık. Bu düpedüz saldırı. Sözlerle, davranışlarla, silahlarla… Psikolojik, şiddet, cinayet… Psikolog olsaydım size sorardım. Sizi hangi silahla yaraladı? Yaranızı tedavi etmek için nereye başvurdunuz? Yoksa ilk ben miyim, şimdi mi bana danışıyorsunuz?”

“Kumar oynuyordu. Hayatında başka kadınlar da vardı. Yıllardır konuşmaya çalıştım. Beni incitiyorsun, dedim. Açıkladım. İki çocuğumuz var, onlara babalık yapmalısın. Ben özel okullara gitmeleri için çok çalışmak zorundayım. Ev işlerinde yardımcı olmanı bekliyorum.”

“Talepler… O ne yapıyordu? Yani kumar oynamanın dışında,” dedim.

Anlattı.

Özetle yıllarca, sessizliğin gerginliğiyle aynı evi paylaşmak.

“Sadece onu anlatır mısınız?”

Ne kadar zor değil mi? Erkeğin kustuğu nefreti ve sevgisi arasında  kalmış bir kadının alt üst olmuş ruh hali. O hâlâ savunmakta kendisini. Bir ara söyledikleri dikkatimi çekti.

Beni seviyorsun, değil mi?

Evet.

Ben de seni… Biliyorsun, değil mi?

Evet.

Öyleyse beni dinlemelisin, akıllı davranmalısın.

Sonra yine savunmalar geldi.

“Benim için yazmayı dener misin?”

“…”

“Lütfen.”

*

Aşk bir adım ilerimde. Yürüdükçe aramızdaki uzaklığı koruyor. Biliyorum şiirlerde romanlarda, yine de yürüyorum.

Günün bitimini yıldızlı bir geceyle, şarkılar eşliğinde, denizde bir kayıkta kutluyorum.

Ruhumu temizliyor müzik. Kedi kuyruğuyla bir ezgiye eşlik ediyor. Yuka huzur buluyor. Her şey yolunda.

Aşk bir adım ilerimde. Yürüdükçe aramızdaki uzaklığı koruyor. Biliyorum şiirlerde romanlarda, yine de yürüyorum.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir